Susturmak için insanlara zulmedip hapse atıyorlar. Sonra da türlü şekilde haksızlıklarla da devam ediyorlar. Yani zulmettin; hapse attın bari bana zulmet sadece, çocuklarıma niye zulmediyorsun? Bu kadar uzağa getirmenin, 15 saatlik yola göndermenin ne anlamı var? Sadece susturma ve gözdağı verme amaçlı yapılıyor. Ama şunu bilmiyorlar; hakkı anlatanları susturmak, hakkı susturmaya yetmez. Çünkü hakkın gücü anlatanlardan değil; hakkın kendisinden gelir.
Hakkın kendisi güçlüdür. Anlatanları sustursanız da her insan İslam fıtratı üzere yaratılıyor dolayısıyla da İslam’a, hakka ve adalete temayüllü olarak yaratılıyor. Onun için bir gün yine kendi fıtratına, özüne dönüyor ve hakkı anlamaya başlıyor. Yani hakkı anlatanlar susturulsa bile insanların fıtratı susturulamaz ve yine sonuçta anlaması gerekeni anlar. Belki hakkı anlatanları susturmakla toplumun hakkı anlamasını biraz geciktirmiş olabilirler ama tamamen engelleyemezler.
Dava adamlarını hapse atmakla susturacaklarını zannediyorlar ama dava adamlarının sesi dışarıdayken bir, zindan da iken bin duyulur. Yeter ki mücadeleye devam etsinler. Mücadeleyi bırakırlarsa zalimlerin istediği gerçekleşmiş olur ve hakikaten sesleri kesilmiş olur; ama mücadeleye devam ederlerse sesleri daha da gür çıkmaya başlar.
Zalimlerin planı başka, Allah’ın planı başkadır. Zalimler hakkı anlatanları, dava adamlarını susturarak saltanatlarını sürdürebileceklerini zannederler; ama Allah’ın planından habersizdirler. İnsanların planı değil Allah’ın planı yürür ve Allah’ın planı belki de dava adamlarının sesinin daha fazla duyulmasını sağlamaktır. Yeter ki dava adamları mücadele etsinler, sesleri daha çok duyulacaktır. Mazlumlar susmamalı, şunu bilmeliler; mazlumlar sustukça zalimler azgınlaşır. O halde mazlumlar hiçbir zaman susmamalıdırlar.
Erzurum Dumlu 1 Nolu Kuyu Tipi Cezaevi
Alparslan Kuytul Hocaefendi


